2.07.2008

NİHA-DER ÜYELERİ DERNEĞİMİZİ ZİYARET ETTİ

Niğde Hacı Abdullahlılar Şehit Muallim Ethem Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu üyeleri derneğimizi ziyaret etti. Dernek çalışmaları, ortak sorunlar, çözüm önerileri hususunda bilgi alış verişi sağlandı. MURTAZA-DER başkanı Nail SONGUR:
"Yapılan görüşme çok yararlı oldu. Karşılıklı fikir alış verişinde bulunduk. Murtaza ve Hacı Abdullah komşu köylerdir. Bu vesile ile gelecek için neler yapabiliriz? konusu üzerinde de önemle durduk. Gösterdikleri ilgi ve yakınlıktan dolayı NİHA-DER başkanı Erol URHAN Bey'e ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederiz" dedi.



YAYLA TURİZMİ VE MURTAZA KÖYÜ

Murtaza Köyü Kalkınma ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu üyeleri Murtaza Köyünde inceleme ve ziyaretlerde bulundu. Milletvekilimiz İsmail GÖKSEL ile yapılan görüşmelerde köyün sorunları ve çözüm önerileri gündeme getirildi. Murtaza Köyü Keten Çimen Yaylası ve çevresinin özellikle yayla turizmi açısından önemli olduğu belirtildi. Murtaza Köyü Keten Çimen Yaylasının yayla turizmi noktasında yapılacak tanıtımlarda mutlaka yer alması gerektiği vurgulandı. MURTAZA-DER başkanı Nail SONGUR yapılan gezi ve inceleme hakkında şunları söyledi: "Murtaza köyünü yerinde ziyaret eden sayın milletvekilimiz İsmail GÖKSEL Bey’e teşekkür ederiz. Köyümüzün yolunu ve okulun durumunu yerinde inceleyen sayın vekilimizin bir an önce bu sorunları gidereceğine dair kanaatimiz sonsuzdur." Yapılan gezi ve inceleme ile ilgili fotoğraflar:







26.06.2008

HASAT VAKTİ

Emek verdin, çalıştın sabır ile gayret ile... Alın teri döktün. Gözü yakan alın teri... Kutsal emek. Sarı sabır, sarı ürün, sarı iyilik, sarı... Şimdi hasat vakti. Ektiğini biçer insan. Ve ne doğramışsak aşımıza o çıkar kaşığımıza. Ellerindeki nasır bir yapının yükselişine şahit. Ne mutlu gelecek iyilikleri, güzellikleri görene. Şair Necip Fazıl'ın söylediği gibi: "Tohum at, bitmezse toprak utansın". Selâm selâm !..

14.06.2008

ÇOBAN ÇEŞMESİ


Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi.

Göynünü Şirin'in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi

O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi.

Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu
Sızmadı toprağa çoban çeşmesi.

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.

Faruk Nafiz Çamlıbel

1.06.2008

MURTAZALILAR YAĞMUR DUASINDA BULUŞTULAR


Murtaza Köyü Kalkınma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde yapılan Keten Çimen'deki buluşma gerçekleşti. Yağmur duası vesilesi ile uzaktaki akrabalar, dostlar buluşma, görüşme fırsatı da yakalamış oldular. Rahmet ve bereket yüklü bir gün idi. Murtazalılar Keten Çimen yaylasındaki buluşmanın gelecek açısından bir dönüm noktası olduğunu belirttiler. Bu buluşmanın gelecek yıllarda da gerçekleşeceği ifade edildi. Yoğun bir katılımın olduğu "Yağmur Duası, Keten Çimen Buluşması" güzel bir başlangıç olarak hep hatırlanacak. Emek verenlere selâm olsun !..


Fotoğraflar için bakınız:
http://picasaweb.google.co.uk/murtazali51/Murtaza

28.05.2008

KARASABAN KARASABAN


Avrupa Birliği yolundaki Türkiye’de, maddi imkansızlıklar nedeniyle traktör alamayan Niğdeli çiftçiler, tarlalarını hâlâ atadan deden kalma karasabanla işliyorlar. Niğde’de tarlasını bir çift öküzünü koşarak karasabanla süren çiftçilerden biri de merkeze bağlı Murtaza Köyü’nden Osman Sandallı. Sandallı, ürünlerinden yeterli kazanç sağlayamadıkları için, yeterli parayı biriktirip traktör alamadıklarını, bu sebeple çocuklarıyla birlikte babasından kalan öküzlerle tarlasını sürüp geçimini sağlamaya çalıştığını söyledi.
Osman Sandallı: “Tarlamı öküzlerle sürmemin nedeni parasızlık ve yoksulluktur. Mazot fiyatları gün geçtikçe artıyor. Traktör alsam mazot parasını karşılayamam. Gerçi traktör alacak gücüm de yok. Çaresiz babadan kalma saban ve öküzlerle tarlamı sürüyorum. Bu tarladan kazandığımızla geçiniyoruz. Karım ve çocuklarım hep beraber ailecek çalışıyoruz. Yani güçlükle rızkımızı kazanıyoruz. Kışın bu öküzlerin beslenmesinde bile maddi sıkıntılar çekiyoruz” dedi.
Sandallı, “Türkiye Avrupa Birliği’ne giredursun. Biz de böyle karasabanla giriyoruz işte Avrupa Birliği’ne. Ne yapalım geçinebilmemiz için ekip dikmemiz şart. Bunun için de bir çift öküzümüze gücümüz yetiyor. Biz öküzlerle bir günde bir dönüm tarlayı sürerken, traktörü olanlar bir günde 40 dönüm tarlayı sürebiliyorlar” diye dert yandı.

"Gündem" gazetesi

27.05.2008

18.05.2008

ASKER ADAYLARINA KIR EĞLENCESİ













Murtaza Köyü Kalkınma ve Dayanışma Derneği vatani görevini yapmak üzere askere gidecek olan 88/2 tertip askerlere, Titreğen Çayırı mevkiinde kır eğlencesi düzenledi.

Titreğen Çayırı mevkiinde saz eşliğinde söylenen oyun havalarıyla kendilerinden geçen 88/2 tertip askere gidecek olan gençler, moral depolayarak gönüllerinde eğlendi.

Murtaza Köyü kalkınma ve dayanışma derneği yönetim kurulu üyesi Basın yayın Halkla ilişkiler sorumlusu Fethi SOYAK yaptığı açıklamasında: “1988/2 tertip askerlerin silâh altına alınması münasebetiyle İlimiz Çiftlik İlçesi Murtaza Köyü nüfusuna kayıtlı askerlerimizin asker ocağına ilk adımlarından önce moral ve motivasyon vermek istedik. Bu şerefli ve ulvi görevi ifa etmek için bu gün bizlerin toplanmasına vesile olan siz gençler vatanın bölünmez bütünlüğünü bu vatan topraklarında yaşayan vatandaşlarımızın namus ve şerefini korumak ve kollamak, vatanımıza dışardan ve içerden gelebilecek her türlü saldırıyı yok etmek amaç ve gayesiyle askerlik görevi için yola çıkacak olan İlimiz, İlçelerimiz, Kasaba ve köylerimiz ve Türkiye’nin her yerinden silâhaltında olan ve silâhaltına alınacak askerlerimize Murtaza köyü ve Dayanışma Derneği olarak hayırlı teskereler dileklerimizi sunuyorum” diye konuştu.

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Orda bir köy var, uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.

Ahmet Kutsi TECER